K
Kocaeli BM Bağımlılıkla Mücadele Derneği
Menü
Bağımlı Mıyım?
Tüm Köşe Yazılarına Dön
ÖMER KARATAŞ • 28 Eylül 2026

KAZ GİBİ YOLUNMAMAK İÇİN: MOLA ZAMANI

KAZ GİBİ YOLUNMAMAK İÇİN: MOLA ZAMANI

“Mola Zamanı”, sanayi çalışanlarını dijital bahis ve kumarın risklerine karşı bilinçlendirmeyi, molaları ise ekran ve bahis döngüsü yerine tiyatro, ritim ve sosyal etkileşimle daha sağlıklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor.

Eskiden kumar oynamak için bir yere gitmek gerekirdi. Kumarhanenin bir kapısı, bir adresi vardı.

Şimdi yok.

Kumarhaneyi cebimizde taşıyoruz.

Bir telefon yeterli. Birkaç dakikalık internet, bir banka hesabı ve insanı oyunun içine çeken birkaç renkli ekran…

Üstelik kimse size “Gel kumar oyna” demiyor. Bonus diyor, şans diyor, bedava çark diyor, canlı bahis diyor.

İlk başta küçük bir para gidiyor.

“Bir daha denerim” deniliyor.

Sonra kaybedilen parayı geri alma telaşı başlıyor.

Asıl hikâye de orada başlıyor.

Çünkü bir süre sonra insan sadece parasını değil, zamanını ve dikkatini de kaybediyor.

Kocaeli'de sanayi çalışanları açısından meselenin önemli bir tarafı daha var.

Bir işçinin molada telefonuna bakması tek başına sorun değil elbette. Hepimiz bakıyoruz. Ama telefonun içindeki bahis uygulaması, çalışanın zihnini moladan sonra da meşgul etmeye başladığında durum değişiyor.

“Kupon tuttu mu?”

“Ne kadar kaldı?”

“Bir sonraki maç hangisi?”

Beden işinin başında, akıl başka yerde…

Üstelik presin, forkliftin, kaynak makinesinin başında çalışan bir insan için dikkat meselesi sıradan bir konu değil.

İşte “Mola Zamanı” projesini biraz da bu yüzden önemsiyoruz.

Kocaeli Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Derneği olarak, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi'nin YEDEP 2026 desteğiyle yürüttüğümüz projede çalışanların ayağına gidiyoruz.

Mola süresine sığacak kısa bir tiyatro gösterisiyle başlıyoruz. Hikâyenin dekorunda baret, yelek, tabure, ip, plastik malzemeler, kaynak makinesi gibi çalışanların her gün kullandığı malzemeler var. Çünkü anlatılan hikâyenin sahte görünmesini istemiyoruz.

Ardından klinik psikologlarla konuşuyoruz. Bağımlılığı suçlamadan, “İradesizsin, bırak” kolaycılığına kaçmadan ele alıyoruz. Ritim çalışmasıyla da birkaç dakikalığına telefonların yerine insanlar birbirini dinliyor.

Bilgilendirme materyalleri ve gönüllülük esaslı değerlendirmelerle farkındalık oluşturuyor, desteğe ihtiyaç duyanları YEDAM Alo 115 gibi profesyonel kanallara yönlendiriyoruz.

Bütün bunların sonunda aslında çok basit bir şey söylemeye çalışıyoruz:

Mola, insanın kendisini tükettiği değil, toparladığı zaman olmalı.

Telefonu tamamen hayatımızdan çıkaramayız. Ama onun hayatımızı yönetmesine izin vermek zorunda da değiliz.

Bir çay içmek, arkadaşımızla konuşmak, birkaç dakika gerçekten nefes almak…

Bazen insanın ihtiyacı olan şey, bir kupon daha değil; biraz durmaktır.

Kaz gibi yolunmamak için…

Mola zamanı.

Yazar

  • Yazan
    ÖMER KARATAŞ
  • Yayın Tarihi
    28 Eylül 2026