K
Kocaeli BM Bağımlılıkla Mücadele Derneği
Menü
Bağımlı Mıyım?
Tüm Köşe Yazılarına Dön
Ömer KARATAŞ 21 Haziran 2026

Vagon Değil, Lokomotif Olmak Gerek

Vagon Değil, Lokomotif Olmak Gerek

Vagon olmak kolaydır. Düşünmezsin. Sorumluluk almazsın. Sadece gidersin. Ama sonunda yönünü kaybedersin. Lokomotif olmak ise cesaret ister.

İnsan çoğu zaman hayatı kontrol ettiğini zanneder.

Sabah uyanır, işe gider, okula gider, bir şeyler yapar, bir şeyler yetiştirir…
Gün dolu geçer.

Ama günün sonunda basit bir soru kalır geriye:

Ben bugün gerçekten kendi hayatımı mı yaşadım, yoksa sadece akışa mı kapıldım?

Bir tren düşünün.

Vagonlar var.
Sadece bağlanmışlar.
Nereye giderlerse oraya giderler.

Ne yön seçerler, ne hız belirlerler, ne de durmayı bilirler.

Lokomotif ise farklıdır.

Yönü o belirler.
Hızı o belirler.
Gerekirse durur, gerekirse yeniden başlar.

Bugünün insanı tam da bu ayrımın ortasında duruyor.

Ama dürüst olmak gerekirse çoğumuz fark etmeden “vagon” tarafına kayıyoruz.

Bize ne izleyeceğimiz söyleniyor.
Ne düşüneceğimiz öneriliyor.
Ne hissedeceğimiz bile çoğu zaman yönlendiriliyor.

Ve biz buna “normal hayat” diyoruz.

Bağımlılık dediğimiz şey de tam burada başlıyor.

Sadece madde değil mesele.

Daha sessiz, daha görünmez bir tarafı var.

Telefonu eline almak.
Biraz bakayım deyip saatleri kaybetmek.
“Sonra bırakırım” deyip bırakamamak.

Küçük gibi görünüyor.

Ama insanın kendi kontrolünü yavaş yavaş elinden alıyor.

En tehlikeli bağımlılık da zaten bu:
Fark edilmeden yerleşen.

İnsan bir süre sonra şunu demeye başlıyor:

“Ben istiyorum.”

Ama aslında çoğu zaman sadece alışkanlık konuşuyor.

İşte uyanış tam burada gerekiyor.

Bir şeyi fark etmekle başlıyor her şey.

Ben gerçekten seçiyor muyum?

Yoksa seçtiğimi mi sanıyorum?

Bağımlılıkla mücadele sadece bir “bırakma” işi değildir.

Daha derin bir şeydir.

İnsanın kendi iradesini yeniden eline almasıdır.

Kendi sınırını hatırlamasıdır.

Dur diyebilmesi, “bu kadar yeter” diyebilmesidir.

Çünkü vagon olmak kolaydır.

Düşünmezsin.
Sorumluluk almazsın.
Sadece gidersin.

Ama sonunda yönünü kaybedersin.

Lokomotif olmak ise cesaret ister.

Bazen yalnız kalmayı.
Bazen alışkanlıklara karşı durmayı.
Bazen de herkes giderken durabilmeyi.

Ama işte asıl hayat orada başlar.

Bugün özellikle gençler ve yetişkinler için en kritik mesele şu:

Kimin hayatını yaşadığın.

Kendi kararlarını mı alıyorsun?
Yoksa sadece sana verilen akışın içinde mi ilerliyorsun?

Bu soru basit gibi görünür.

Ama cevabı insanın bütün hayatını değiştirir.

Çünkü uyanış dediğimiz şey büyük bir olay değildir.

Bir anda gelen bir ışık da değildir.

Bazen sadece şudur:

Durup kendine dürüstçe bakmak.

Ve şunu kabul etmek:

“Ben sürükleniyorum.”

İşte o an değişim başlar.

O an insan vagon olmaktan çıkıp lokomotif olmaya doğru ilk adımı atar.

Yazar

  • Yazan
    Ömer KARATAŞ
  • Yayın Tarihi
    21 Haziran 2026